Genel sağlık sigortası neleri kapsıyor
Yeni Sigorta kanunu nelerdir! hangi kişileri kapsıyor, nelerdir ne gibi yenilikler getirdi.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun bugün tümüyle yürürlüğe girmesiyle sosyal güvenlik alanında yeni bir dönem başlayacak.
Bundan böyle SSK’lılar 4/a’lı, Bağ-Kur’lular 4/b’li ve Emekli Sandığı iştirakçileri 4/c’li olarak anılacak.
Sigortacılık alanında getirilen bazı düzenlemelere göre, kendi nam ve hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular), iş kazası ve meslek hastalığı ile analık halinde ayakta tedavilerde günlük kazancının üçte ikisi, yatarak tedavide ise yarısı oranında geçici iş göremezlik ödeneği alabilecek.
Malullük aylığı için daha önce en az yüzde 66 çalışma gücü kaybı aranırken, yeni dönemde bu oran yüzde 60′a indirilecek.
Tarım Bağ-Kur’luları ve köy muhtarlarına 15 günlük prim karşılığı 30 günlük hizmet kazanma olanağı sağlanacak. 15 günlük esas alınan prim tutarı, her yıl bir gün artırılarak 15 yıl sonra 30 gün üzerinden prim alınacak.
Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi yapmamış ülkelere Türkiye’deki mevzuata göre kurulmuş işletmelerce götürülen işçiler için sadece kısa vadeli ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamı zorunlu tutulacak, dilerlerse isteğe bağlı sigortaya devam etmeleri sağlanacak.
Prim oranları yüzde 13.5-19′a düşürülerek, prim yükü azaltılan işverenlerin uluslararası alanda rekabet güçleri artırılacak.
Bu durumdaki sigortalıların bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri daha önce sağlık yardımından faydalanamazken 1 Ekim’den yani bugünden itibaren sağlık yardımı alabilecekler.
Kendi nam ve hesabına çalışanlar yüzde 20 sağlık, yüzde 20 sigorta primi ödemekteyken, yeni dönemde toplamda yüzde 40 olan prim oranı yüzde 33.5′e indirilecek.
Cenaze yardımı, emzirme ve evlenme ödeneği almayan kendi nam ve hesabına çalışanlara, 1 Ekim’den itibaren cenaze yardımı, cenaze ödeneği ile evlenecek hak sahibi yetim kız çocuklarına aylığının 2 yıllık tutarı evlenme ödeneği verilecek.
Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede özürlü çocuğu bulunan kadın sigortalılara, 1 Ekim’den sonra geçen hizmet sürelerinin dörtte birinin hem prim ödeme gün sayılarına eklenmesi hem de emeklilik yaşından indirilmesi sağlanacak.
Kadın sigortalılar, doğumdan sonra işten ayrılmış olmaları ve çocuğun yaşaması şartıyla en fazla 2 defa azami 4 yıllık süreyi borçlanabilecek.
Emekli Sandığı iştirakçilerinin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için en az 10 yıllık hizmet şartı aranırken, yeni dönemde 5 yıl ve daha fazla hizmeti olan iştirakçinin ölümü durumunda hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacak.
Emekli aylıkları ve emeklilikten sonra çalışma
Emekli aylıkları enflasyon değişim oranı kadar artırılacak, emeklilere refahtan pay verilmeyecek. Emekli aylıklarının hesaplanmasına ilişkin kazançların güncellenmesinde, 1 Ekim’den sonraki çalışılan süreler için gelişme hızının yüzde 100′ü yerine yüzde 30′u dikkate alınacak.
SSK kapsamında 1 Ekimden önce sigortalı olan ya da emekliliği hak edenler için, emeklilik sonrası çalışmaya devam etmeleri durumunda yüzde 30 oranında sosyal güvenlik destek primi ödenecek. Emekli aylıklarının kesilmesi söz konusu olmayacak.
Sosyal güvenlik destek priminin yüzde 7.5′ini çalışan, geri kalan kısmını işveren karşılayacak. Ayrıca yapılan işin niteliğine göre yüzde 1-6.5 iş kazası ve meslek hastalığı primi yine işveren tarafından ödenecek.
Çalışan isterse, sosyal güvenlik destek primi yerine diğer sigorta kollarının primlerini ödeyip emeklilikteki aylığını artırabilecek.
1 Ekim’den sonra sigortalı olup emekliliği hak eden biri, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışamayacak. Emekli biri çalışmak istediğinde emekli aylığı kesilecek.
Emekli olup yine kendi nam ve hesabına iş yapan kişiler, emekli aylığı kesilmeden yüzde 12 oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilecek.
Bu oran, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren her yıl 1 puan artırılarak yüzde 15′e çıkacak.
Askerlik borçlanmasının koşulları 1 Ekim’den sonra ağırlaşacak. Mevcut uygulamada askerlik borçlanması için borçlanılacak her bir ay için asgari ücretin yüzde 20′si tutarında ödeme yapılması gerekiyorken, 1 Ekim’den sonra bu oran yüzde 32′ye yükselecek.
Ayrıca borçlanma miktarının ödenmesine ilişkin sürede kısaltılacak. Mevcut uygulamada ödemeler 6 aya kadar taksitle yapılabilirken, yeni uygulamada ödeme süresi 1 ayla sınırlı olacak.
Ölüm aylığı şartları
Halen çalışmakta olan tüm sigortalıları kapsayacak şekilde, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yüzde 25 ve daha yukarı oranda sakat kalan işçilere bağlanan gelirlere uygulanmakta olan alt sınır kalkacak. Böylece 1 Ekim’den sonra sakat kalan işçiye ödenecek gelir, 1 Ekim’den önceki miktarın önemli oranda gerisinde kalacak.
Gazeteciler, matbaa işçileri, gemi adamları, uçuş personeli, kaynakçı, şeker sanayi çalışanları, posta dağıtıcısı gibi meslek gruplarının “yıpranma hakkı” olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kaldırılacak.
Kamuda çalışan işçilere yapılan ilave ödemelerden de prim kesintisi yapılacak, diğer ödemeler de prime tabi olabilecek.
Çalışan ya da kurumdan aylık alan çocuksuz dul eşe bağlanacak ölüm aylığı oranı yüzde 75′ten yüzde 50′ye düşecek.
İşçiler için malullük ve ölüm aylığını hak etmek için 5 yıllık sigortalılık süresini doldurmak ve 900 gün prim ödemiş olmak şartı, halen çalışanları da kapsayacak şekilde 10 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış ve bin 800 gün prim ödemiş olma şeklinde yeniden düzenlenecek.
İsteğe bağlı sigortalılık uygulamasında da değişikliğe gidilecek. Mevcut uygulamada, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için SSK’da bin 1080 gün (3 yıl), Emekli Sandığı’nda 3 bin 600 gün (10 yıl) çalışmış olmak gerekiyor.
Ayrıca emekli olana kadar da sağlık hizmetlerinden yararlanılamıyor. Yeni düzenlemeyle isteğe bağlı sigortalı olabilmek için gerekli olan çalışma şartı kaldırılıyor.
Artık dileyen, isteğe bağlı sigortalı olabilecek ve sigortalı olduğu sürece sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu düzenlemeyle, part­time (kısmi zamanlı) çalışanlar ile usta öğreticilere de ay içinde eksik kalan günlerini isteğe bağlı olarak tamamlayabilecek.
1 Ekim’den itibaren isteğe bağlı sigorta primi ödeyenlerin ve yeni ödemeye başlayacakların prim ödedikleri süreler, Bağ-Kur sigortalılığından sayılacak. İsteğe bağlı sigorta primi ödeyenler açısından, emekli olmak için gerekli prim gün sayısının artmasını gündeme getirecek.
Mevcut uygulamada, kocanın, ölüm aylığı için gerekli prim gün sayısına sahip olmaması durumunda, eşi askerlik hizmetini borçlanabilirken, 1 Ekim’den sonra askerlik borçlanmasıyla ölüm aylığı bağlama durumu ortadan kalkacak.
Sendika ve konfederasyonların başkan ve yönetim kurulu üyelerinin zorunlu sigortalı sayılması nedeniyle bu kişiler için de prim ödenecek.
Genel sağlık sigortası
Genel Sağlık Sigortası ile tüm vatandaşlar sağlık riskleri ve sağlık harcamaları yönünden güvence altına alınacak. Ülkede ikamet eden tüm kişiler (vatansızlar ve sığınmacılar dahil) Genel Sağlık Sigortası’ndan yararlandırılacak.
Bağ-Kur’luların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için gerekli olan 240 günlük prim gün sayısı 30 güne indirilecek. Böylece çiftçiler ve esnaf, sigortalı olduktan 1 ay sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.
Mevcut uygulamada Bağ-Kur’luların, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için hiç prim borçlarının bulunmaması gerekirken, 60 günlük borcun bulunması halinde bile sağlık yardımlarından yararlanmaları imkanı getirilecek.
Ayrıca iş kazası, meslek hastalığı, acil haller gibi durumlarda, Bağ-Kur’lunun sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için, borcunun olup olmadığına bakılmayacak.
SSK’lıların sağlık hizmetlerinden yararlanması için gerekli olan 90 ve bakmakla yükümlü oldukları için gerekli olan 120 günlük prim gün sayıları 30′a indirilecek.
Sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmesi için 1 yıl içinde 30 gün prim ödeme şartında, askerlik, grev gibi nedenlerle geçen süreler son 1 yıl hesabında dikkate alınmayacak.
İşten ayrılan sigortalılar, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın 6 ay süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirken, bu süre 90 güne düşecek.
Kademeli sağlık primi
Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların, vatansızlar ve sığınmacıların, 65 yaş veya özürlü aylığı, şeref aylığı, vatani hizmet aylığı, terörle mücadele aylığı alanların, harp malullerinin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakılan çocukların, köy korucularının, dünya ve olimpiyat şampiyonlarının Genel Sağlık Sigortası primleri devlet tarafından karşılanacak.
Çalışması nedeniyle sigortalı olmayan veya ailesinde sigortalı bulunmayanlardan, aile içindeki kişi başına geliri; asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar 24 YTL, asgari ücret ile asgari ücretin iki katına kadar olanlar 73 YTL, asgari ücretin iki katından fazla olanlar 146 YTL ödeyerek sağlık hizmetlerinden istisnasız yararlanabilecek.
Bu uygulamaya geçiş sürecinde Yeşil Kart uygulaması 2 yıl daha devam edecek, bu sürenin sonunda yürürlükten kaldırılacak.
Kısmi süreli çalışan işçiler ay içinde 30 günden eksik Genel Sağlık Sigortası primini kendisi, yoksulluğunu kanıtlarsa devlet ödeyecek.
Kız çocuklarının durumu
18 yaşından küçükler, herhangi bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu kapsamdakiler, 18 yaşından sonra ise kendi adlarına veya anne-babaları üzerinden Genel Sağlık Sigortası kapsamında olmaya
devam edecek.
1 Ekim’den sonra 18 yaşını dolduran kız çocukları anne-babalarının sağlık yardımından yararlanamayacak. Ancak, halen 18 yaşından büyük olup anne-babasının sigortalılığı nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanmakta olanların, çalışma ve evlenme gibi hallerle durumları değişmezse bu hakları sürecek.
Bağ-Kur’lu hastanın yol ve refakatçi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak. Mevcut uygulamada, sadece SSK ve Emekli Sandığı mensuplarının yol ve refakatçi giderleri kurumca karşılanıyor.
Yurt içinde yapılamayan tetkikler yurt dışında yapılabilecek.
Koruyucu sağlık hizmetleri karşılanacak
Aşılar, kanser tarama testleri gibi kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri de ilk defa sağlık sigortası kapsamına alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak.
Her yaştaki sigortalıların diş protez bedelleri, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu’nca tespit edilecek fiyatlar üzerinden karşılanacak.
Özel sağlık hizmet sunucularının alabilecekleri fark ücretine sınırlama getirilecek. Hastaneler, belirlenen fiyatın en çok yüzde 30′u kadar fark ücreti alabilecek.
Kamuya ait sağlık hizmeti sunucuları ise sadece otelcilik hizmeti ve istisnai sağlık hizmetlerinden fark ücreti alabilecek, bunun dışındaki sağlık hizmetlerinden fark ücreti alamayacak.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunsun ya da bulunmasın bütün sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, vatandaşlardan herhangi bir fark ücreti talep edemeyecek. Kurumla sözleşmesi bulunmayan sağlık kuruluşlarına acil haller dışında gidilmesi durumunda, tedavi bedelini sigortalı ödeyecek.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilecek.
Kurum, sağlık hizmet sunucularına erişimde sevk zinciri uygulamasına gidebilecek.
Ayaktan tedavilerde 2 YTL katılım payı alınacak. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu katılım payını almamaya ya da daha düşük miktarlar tespit etmeye, kurum yetkili olacak.
Kurum, devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde yapılan muayenelerde ise sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı dikkate alınarak katılım payı tutarını yarıya indirebilecek veya 5 kat artırabilecek.
Katılım payı alınmayacak kişi ve haller ise şöyle:
-İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısı,
-Askeri tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri,
-Afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri,
-Aile hekimi muayeneleri,
-Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri,
-Kurumca belirlenen kronik hastalıklar,
-Kurumca belirlenen hayati öneme haiz ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri,
-Organ, doku ve kök hücre nakline ilişkin sağlık hizmetleri,
-Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerce, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığının, sigortalı ile hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığının kurum tarafından tespiti için yapılan sevkler nedeniyle,
-İstiklal Madalyası verilmiş bulunanlara, şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşleri,
-Vatani hizmet tertibi aylığı alan kişiler,
-Nakdi tazminat ve aylık bağlananlar,
-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler,
-Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,
-Vazife malulleri,
-Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar,
-Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler.
Daha detaylı bilgisahibiolam isteyenlerin, SGK ya başvurmaları gerekmektedir.
Kışın ortasındayız ama Şimdi,den Tatil planlarımızı gözden geçiriyozmuyuz.
Ülkemizin cennet köşelerinde Kesenize uygun Tatil fırsatları için geç kalmayın.
Ne tür Bir Tatil planınız var!ilk önce bunu Bir gözden geçirin.
Ondan sonra Gidilecek yer ve mekan Seçimi yapınız.
Bu sıraları yurt dışı Tatil merkezleri Çok Cazip Uygun fiyatlı turk tatilcileri çekmeye çalısıyorlar. Özellikle yunanistan
Ülkelerinin ekonemik kriz dolasıyla, Truzime daha Bir onem veriyorlar.
Tatil mekanlarının Erken rezarvasyon ile ucuz Tatil yapabilirsiniz.
Yabancı turizim Şirketleri buna Çok önem veriyor, Biz türk tatilcilerde Erken rezarvasyon fırsatlarını değerlendirmekte fayda var.
Akdeniz, egedeki Yüksek kapasiteli oteller erken rezarvasyon tatilcileri bekliyor.
Sizde hemen şimdi bir Tatil tur programı ile bağlantıya geçin geç kalmadan.
Not: Farklı tur oparetorlerinden fiyat alın, Birde Sectiğiniz oteli internette araştırın..
Günümüzde Dünyada obezite hızlı bir şekilde yayılıyor. buna karşın kilo vermenin ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Zayıflamaya yardımcı formüller düşündünüzmü hiç!
İşin uzmanı Dr. Ahmet Maranki’nin tavsiye ettiği bitkisel formüller ile hem sağlıklı kilo verebilir, bundan sonrada hızla kilo almanızın önüne gecebilirsiniz.
Formül 1:
30 gram mısır püskülü, 30 gram arpa ve 30 gram ayrık kökü bitkisi 1 litre suya eklenir. 10 dakika kaynadıktan sonra süzülerek soğumaya bırakılır. Günde 3 – 4 bardak içilir.Formül 2 :
8 – 10 gram kadar ufalanmış aslan pençesi bir bardak kaynar suya eklenir, 10 dakika demlenmesi beklendikten sonra içilir. Günde 3 – 4 bardak tüketilmesinde herhangi bir sorun bulunmamaktadır.Formül 3 :
1 avuç ince kıyılmış maydanoz 4 bardak suya eklenir. Kısık ateşte yaklaşık yarım saat kaynatıldıktan sonra dinlenmeye bırakılır. Soğuduktan sonra gün içerisinde aralıklarla içilir.Formül 4 :
200 gram melek otu kökü, 200 gram rezene ve 200 gram kimyon toz haline getirilerek karıştırılır. Her gün 1 kaşık yenir.Formül 5 :
Bir kaşık funda bir fincan kaynar suya eklenerek 10 dakika demlendirilir. Günde 3 bardak içilir.Formül 6 :
3 adet limon, bir adet portakal yarım litre suya koyulup kaynatılır. İçerisine 2 kaşık bal eklenir, 5 dakika kaynatılır ve günde 3-4 bardak içilir.
Yediklerimizebundan sonra daha dikkatli davranmalıyız, vucüdumuz herseyden daha kıymetlidir. gereken hassasiyeti gösterelim..
Kimileri Mutsuzluğu sşöyle tarif eder. kimselerin görmek bile istemediği insanlar. çünkü mutsuz bir insan başkasının da enerjisini emerek yok edermişmiş. o yüzden neşesine neşe katan, ışıl ışıl insanlar ister insanlar. kimsenin derdiyle dertlenmek gibi bir niyetleri yoktur. mutsuz insanlar gerçek insanlardır zaten. insanlar gerçeklerden çok yalanları da tercih ettiğinden, hiç şansı yoktur mutsuzların.
Gerçekte mutsuzluk nedir!
Ev hanımlarımızın mutsuzluğu dahamı fazladır bilinmez. arastırmalar gösteriyorki son yıllarda Boşanmalardaki patlamaların nedenlerinin başında gelen kadının mutsuzluğudur.
Can sıkıntısı sebepleri araştırmak uzmanların işi ama bizim tavsiyemiz, kadın olsun, erkek olsun elde kıymeti bilip sevinemeyi bilmektir. en ufak bir değişiklikte mutlu olmaya çalısmak, herseye olumlu bakmak mutlu olmanın anahtarı değilmidir sizce!
Çocuklara cinselliği Nasıl anlatmalı Çocuklarımızı nasıl yetiştirmeliyiz çocukla cinsellik konuşulmalımıdır! bunları yazımızda bulacaksınız.
Uzmanlara göre, cinsellikle ilgili sorularına yönelik çocuğa verilen her yanlış cevap, ilerde onların cinsel hayatlarında büyük sorunlara yol açıyor. Peki cinsellik çocuğa nasıl anlatılmalı?
Bir gün çocuğunuz size nasıl dünyaya geldiğini soracak. İşte bu olgu birçok anne ve babanın korkulu rüyasıdır. Çocuğunun bu tip sorularına maruz kalan ebeveynin ister istemez aklı karışır ve ona cinselliği nasıl anlatması gerektiğini bilemez. Ancak verdiğiniz her cevabın ve bu cevapların niteliğinin, çocuğunuzun gelecekteki cinsel hayatına olumlu ya da olumsuz yön vereceğini biliyor musunuz?
“KORKUTURSANIZ CİNSELLİĞİNİ MAHVEDEBİLİRSİNİZ”
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. Cem Keçe’ye göre bu süreç oldukça hassas. Dr. Keçe, çocukların cinsellikle ilgili sorularının veya cinsel organlarıyla oynamalarının anne ve babaları korkutan bir olgu olduğunu belirterek, ebeveynlerin de bu sorularla muhatap olmamak için çocuklarını korkutmaya meyilli olduklarına dikkat çekti. Kız çocuklarına yönelik, “Bacağını ört” veya “Eteğini kapat” gibi söylemlerin ne kadar masum olursa olsun ilerde onların vajinismus sorunuyla karşı karşıya gelebileceğini vurgulayan Dr. Keçe, erkek çocukların da cinsel organlarıyla oynadığında onlara söylenen “Koparırım” veya “Oynarsan düşer” gibi korkutma sözleriyle gelecekte erken boşalma ve sertleşme sorunlarını yaşayabileceğinin altını çizdi.
Dr. Keçe şu tespiti yaptı:
“DÜRÜST OLUN!”
“Aileler cinsellikle seks eğitimini birbirine karıştırıyor. Bu da anne ve baba da korkulara yol açıyor. Oysa doğru verilmeyen cinsel eğitim ve meraklı sorularına tatminkar yanıtların verilmemesi çocukta bir yara haline geliyor. Bu durum onun ilerdeki cinsel hayatını sıkıntıya sokabilecek cinsel işlev bozukluklarına neden olabiliyor. Bu da farkında olmadan ailelerin yanlış tutumlarından kaynaklanabiliyor.”
Dr. Keçe, cinsel eğitimin doğumdan başlayarak ergenlik dönemine kadar olan dönemi kapsadığını ifade ederken, bu eğitime başlamak için belirli bir yaş olmadığını söyledi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cebrail KISA, ebeveynlere şu tavsiyelerde bulunuyor:
“HER ŞEYİ BİR KEREDE ANLATMAYIN”
“Genelde çocukların merakı 3-4 yaşlarındayken başlar. Hareket tarzınızda öncelikle çocuğunuza bu konuyu sade bir dille anlatmanız uygundur. Onlara karşı dürüst olun ve anlaşılmaz bir nokta bırakmayın. Anlatımınızı bilimsel kaynaklardan veya bu konuda yazılmış başvuru kitaplarından yararlanarak desteklediğiniz takdirde bu sıkıntılı durumu rahatlıkta atlatabilirsiniz. Ancak bu günün gelip çatacağını düşünerek hazırlanıp, sonra bir kerede tüm bilgileri çocuğunuza anlatmanız kesinlikle doğru olmaz. Bu sefer de fazla bilgi yükleyip çocuklarınızın kafasını iyice karıştırabilirsiniz.”
İşte çocuklara doğru cinsel eğitimi vermeniz için altın kurallar:
• Cinselliği konuşmaktan korkmayın. Bunu çocuğunuzun diğer alanlarda olduğu gibi bu alandaki gelişimi için doğal bir süreç olarak görün ve çocuğunuza bu şekilde yaklaşın.
• Çocuğunuzu pornografik öğelerden uzak tutmak için televizyon izlediği saatleri kontrol altında tutun ve internet gibi iletişim araçlarına filtreleme sistemlerini uygulayın.
• Sorularını sormaya başladığı ilk andan itibaren onunla iyi bir iletişim kurun.
• Ona karşı dürüst olun. ‘Leylek Hikayesi’ anlatmak yerine olanı sade ve anlayacağı ifadelerle aktarın.
• Her şeyi hemen anlatmayın ve anlayamayacağı detaylara girmeyin.
• Çocuğunuzun sizden farklı bir hayat görüşü olması önemlidir. Bu yüzden cinsellikle ilgili konuları ona aktarırken gerçekten sizin neye inandığınızı da belirleyin. Kendi inançlarınızdan yola çıkarken aile değerlerinizi belirleyin. Çünkü aile değerleri farklılıklar gösterebilir. Önemli olan belirlediğiniz bu değerleri ona aktarmayı başarabilmenizdir.
• Çocuğun soru sormasını bekleyin. Hala soru gelmiyorsa muhtemelen ya sormayı denemiş ancak siz algılayamamışsınızdır ya da sizden farklı bir kaynaktan besleniyordur. Bu durumu iyi gözlemleyin ve uygun ortamı kollayarak bazı konuları o sormadan siz anlatın.
• Sorularına verdiğiniz cevaplarda onun yaşını temel alın. Merakını giderirken kafasını da karıştırmayın. Sorduğu bir soruyu cevaplamak için doğru kelimeleri bulamıyorsanız o zaman “Bana biraz izin ver sana en kısa zamanda yanıt vereceğim” diyerek zaman kazanın. Doğru kaynaklardan yararlanarak veya bir cinsel terapiste danışarak bilgilerinizi doğrulayın.
• Çocuğunuzun cinselliği akranlarından öğrenmesi yanlış olabilir. Çünkü aldığı bilginin ne kadar doğru olduğunu bilemeyiz. Bu nedenle onunla konuşurken, bazı konuların özel olduğunu ve herkesle konuşulmaması gerektiğini vurgulamanız yararlı olur. Merakını sizinle gidermesini sağlamak için de “Sorun varsa bizimle rahatça paylaşabilirsin” demeniz etkili olur.
• Çocuklar genellikle öğrendiklerini arkadaşlarına veya kardeşine uygulama eğilimi içine girmezler. Çünkü hormonları bir yetişkin kadar gelişmiş değildir. Bu nedenle anlattıklarınızı oyunlarına malzeme yapacaktır. Ancak tepki verildiğinizi fark ederse oyunlarını arttırabilir. Arada bir süreci takip etmeniz iyi olur.
• Kesinlikle onu korkutmayın. Cinsellikle ilgili söylediğiniz her yanlış ifade veya korkutucu söz çocuğunuzun geleceğinde ciddi cinsel işlev sorunlar yaşamasına yol açabilir.
• Kız çocuklarına annelerinin, oğlan çocuklarına babalarının cinsel eğitim vermesi gerektiği algısı yanlıştır. Doğru olan, çocuk kime sormuşsa onun veya ebeveynin birlikte yanıtlamasıdır. Önemli olan bunu doğal bir süreç olarak ve çocuğun daha da ilgisini çekecek bir hale getirmeden geçirmektir.
• Asla çocuğunuzla yatağınızı paylaşmayın. Mutlaka onun kendine ait bir yatağı olmalıdır. Bazen kısa süreli olarak birlikte uyumak istemesini çok nadir durumlarda geri çevirmeyin ama yatağına geri dönmesi gerektiğini mutlaka ona söyleyin.
• Odaların özel olduğunu ona anlatın. Sizin odanıza girerken oranın tıpkı kendisininki gibi özel olduğunu ve izin alması gerektiğini vurgulayın. Eğer odanıza izinsiz girmeye devam ediyorsa bu durumun hoşunuza gitmediğini ona söz ve davranışlarınızla hissettirin.
• 3-4 yaşından sonra onunla çıplak banyoya girmeniz doğru bir davranış olmaz. Bu yaşlardan itibaren eğer banyo yapmasına yardım etmeniz gerekiyorsa örtünmeniz uygun olacaktır. Yetişkinin vücut ölçüleri ile kendisininkini karşılaştıran çocuğun kafası karışabilir. Banyonun mahremiyet alanı olduğunu ona hissettirin ve siz de onun mahremiyetine saygı duyun.
• Çocuğunuza cinsel organını başkasına göstermenin yanlış bir davranış olduğunu söyleyin.
Ne olursa olsun Çocukla iletişim Çok önemlidir. kendisiyle konuşmak onu dinlemek sorunu çözmeye yardım eder.

İslam dininde alkol,un neden günahlardan Sayıldığını belki biraz bize bunu düşündürür alttaki yazıyı okuyunca.
Alkol, “vücudun her türlü ihtiyacını karşılamak üzere 24 saat durmaksızın çalışan, karmaşık bir kimyasal fabrika olarak” tanımlanan karaciğeri de tahrip ediyor.
Tüketilen besinlerin, karaciğerin sağlıklı çalışmasını yakından etkilediğini belirten uzmanlar, alkol tüketenlerde ise karaciğer hastalıklarının oluşma riskinin arttığını söylüyor.
Bursa Özel Bahar Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Cemalettin Çetin, alkolün esas emilim yerinin ince bağırsak olsa da ağız, yemek borusu ve midede de az miktarda emilebildiğini söyledi. Alkolün kana geçtiğinde hızla bütün vücuda dağılarak, hücre içi de dahil, su bulunan her yere taşındığına işaret eden Uzm. Dr. Çetin, alkolün zararlı etkisinden bu dağılımın sorumlu olduğunu, alkolün hamile kadınlarda bebeğe ve emziren kadınlarda anne sütüne de geçtiğini kaydetti.
ALKOLÜN KARACİĞERE ETKİSİ GEÇ FARKEDİLİR
Bir zamanlar, alkol kullananlarda sıkla görülen karaciğer hasarının sebebinin, alkolün beslenme üzerindeki olumsuz etkisi ile açıklanmaya çalışıldığına işaret eden Uzm. Dr. Çetin, şöyle devam etti: “Bugün alkolün toksik etkisi ile doğrudan karaciğer hücrelerine zarar verdiği de bilinmektedir. Karaciğerin, alkolü zararsız hale getirme işlemi sırasında, diğer fonksiyonları aksar. Hele bu işlem çok uzun sürerse karaciğer hücreleri de hasar görebilir, yapısal değişikliklere uğrayabilir (karaciğerde yağlanma). Bazı durumlarda karaciğerde yoğun inflamasyon (alkolik hepatit) veya nedbeleşme (siroz) gelişebilir.
Alkolün karaciğere verdiği zarar geç fark edilmektedir. Bunda, karaciğer hücrelerinin yaklaşık dörtte üçü hasar görmeden bir şikayetin ortaya çıkmaması rol oynar. Ancak böyle bir şikayet ortaya çıktığında yapacak fazla bir şey yoktur. Oysa düzenli yapılan kontrollerde, doktor gerek muayene bulguları gerek laboratuvar değerlerine bakarak önemli ipuçları elde edebilir. Olay kalıcı hale gelmeden erken fark edilir ve alkol kesilir ise karaciğer hücreleri kendini yenileyebilir. Her durumda alkolün kesilmesi, karaciğer fonksiyonlarında belirgin düzelme ile sonuçlanır. Gelişmiş ülkelerde alkol, karaciğer tahribinin en sık nedenidir. İngiltere ve Avrupa’da en sık karaciğer nakil sebebi, alkole bağlı kronik karaciğer hastalığıdır. Kadınlarda, genç ve erişkinlerde alkol alımının artması alkole bağlı karaciğer hastalığının görülme sıklığını da artırmaktadır.”
Alkole bağlı karaciğer hastalığının yağlı karaciğer, alkolik hepatit ve siroz olmak üzere birbiri ile ilişkili üç fazda görüldüğünü belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Cemalettin Çetin, yağlı karaciğerin genellikle klinik olarak belirti vermediğini dile getirdi. Alkole bağlı karaciğer hastalığı olan hastaların bir kısmında kötü gidişli şiddetli alkolik hepatit gelişebildiğini anlatan Uzm. Dr. Çetin, “Alkolik hepatit, karaciğerde hafif tahripten yaşamı tehdit eden şiddetli tahribe kadar uzanan bir hastalık spektrumunu yansıtır. Genellikle zeminde kronik karaciğer hastalığının varlığında alkol alımı yeni alevlenmeye neden olabilir. Gerçek görülme sıklığı bilinmemektedir. Hastaneye yatırılan alkole bağlı karaciğer hastalarının yüzde 10-35’inde alkolik hepatit gözlenebilir. Alkole devam eden hastalarda alkolik hepatitin kalıcı harabiyete ilerleme ihtimali artmaktadır. Her ne kadar aşırı içki tüketenlerin çoğunda yağlı karaciğer görülmekte ise de daha az bir kısmında ileri karaciğer hastalığı görülür.” dedi.
TEDAVİ İÇİN ALKOLÜN BIRAKILMASI ŞART
Kadınların, alkole bağlı karaciğer tahribine 2 kat hassas olduğunu vurgulayan Dr. Çetin, kadınların erkeklere göre daha düşük dozda ve daha kısa süreli alkol alımında dahi alkole bağlı daha şiddetli karaciğer hastalığına yakalanabildiğini söyledi.
Alkolün kesilmesinin, tedavinin temelini oluşturduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Cemalettin Çekin, “Tıbbi takip, gerekli olduğunda psikiyatrik destek ve son zamanlarda uygulanan alkol alışkanlığına karşı bazı ilaçlarla hastaların yüzde 50’sinde alkol kesilebilmektedir. Alkol kesilmesinin histolojik bulguları daha iyi düzeylere geldiği, siroza ilerlemeyi azalttığı ve bütün hastalarda yaşam süresini artırdığı gösterilmiştir. Alkole devam edilmesi yaşam sürecini kısaltır. Alkolik karaciğer hastalığında protein kalori eksikliği sık gözlenir. Alkolik sirozlu hastalarda genelde alınan diyetten daha yüksek protein ve kalorili, düzenli oral beslenme ile kahvaltı ve gece atıştırmasının eklendiği sık beslenmenin faydalı olduğu belirtilmektedir. Alkolün kesilmesine rağmen 6 ay sirozda veya alkolik hepatitte denge bozukluğu devam eden ve alkol alışkanlığına bağlı şiddetli karaciğer dışı bulguları olmayan (kalp hastalıkları, beyinsel bozukluklar) hastalar karaciğer nakil adayıdırlar.” diye konuştu.
ALINTIDIR.. cihan.
Zararlı içeceklerden sakınmalıyız vucudumuz emanet bize.
Talkyroom Sesli konuşma Sistemlerini İlk uyguluyan Seslihedef, Sitemizde Şu Sohbet yapılmaktadır.Speakchate Alternatif olan Talkyroom Speakchatle Çk Benzerlik Yapmaktadır.Arap Sahiplerinin Panelcileri Bitmez Tükenmez istekleri Çok Yordu.Bunu Sitelere Yansıtan Panelciler Nihayet Speakchate ALtarnetifinide Buldular. Talkyroom Gayet kullanışlı Geldi Şimdilik Bir sıkıntı Yok umarım bozulmadan devam ederler
Hiçbiri
Erkek evlendikten sonra Kadınlara daha nazik davranıyor.Yapılan araştırmalarda Evlendikten sonra erkeklerin kadınlara daha nazik kibar oldukları kanıtlandı.
Michigan State Üniversitesi’nden S. Alexandra Burt’ın yürüttüğü araştırmada, 289 ikiz erkeğin 17 yaşından 29 yaşına kadar takip edildiği, bunların yarısından çoğunun tek yumurta ikizleri olduğu bildirildi.
Araştırmada, evlenenlerin daha çok kibar erkekler olduğu ve evlendiklerinde erkeklerin daha nazik olma eğilimi gösterdikleri gözlendi.
Hoşa gitmeyen özellikleri daha az olan erkeklerin, eninde sonunda evlenme olasılıklarının daha yüksek olduğu görülen araştırmada, evli erkekler arasında, suç işleme, yalan söyleme, saldırganlık gibi antisosyal kişilik bozukluklarıyla özleştirilen kötü davranışlar gösterenlerde, başları bağlandıktan sonra bu davranışlarının azaldığı ortaya çıktı.
Burt, erkeklerin, evlendiklerinde daha az antisosyal olduklarına dikkati çekti. Evlenen erkeklerin yaklaşık yüzde 60’ının 17 ila 20 yaşlarında daha az antisosyal davranışlar gösterdikleri, 29 yaşına kadar evlenmeyenlerde bu tür davranışların görülme oranının ortalama olarak yüzde 1.3, bu yaşa kadar evlenenlerde ise bu oranın yüzde 0.8 olduğu belirtildi.
Sonuçları ‘Archives of General Psychiatry’ dergisinde yayımlanan araştırmada ayrıca, tek yumurta ikizlerinden evli olanların olmayanlara göre daha az antisosyal davranışlara sahip oldukları görüldü.
kibar erkekler,kadınlara kötü davranıslar,nazik erkekler,eşlerine uysal erkekler,eşlerine iyi davrananlar,iyi erkek,sert davranan erkekler
Hiçbiri
Sarkıcı Türkücü İsmail türütü Köpek Isırdı.Karadenizli sanatcı,Canlı Yayında Seda Sayana başından gecenleri anlattı. Türüt Köpek Isırınca Canım Cok yandı dedi.
Geçtiğimiz Günlerde Bir Sivas kangal Köpeğin Dişleriyle Tanısan Türkücü Artık Köpekle Dostluğıumuz Bitti Dedi.
Belediye Hepsini Zehirlesin Dedi.
Sevilen Sanatcı Ve Su Gibi sunucusu Songül Karlı Gittiği güzellik merkezi Açılışında Zarifliğiyle göz doldurdu. Haberimizi izleyiniz.
Aşırı kilolarından kurtulduğunu söyleyen Karlı, güzelliğini korumak için zamanın büyük kısmını güzellik salonlarında geçirdiğini söyledi.
Açılış sırasında güzel şarkıcıya Sonzai isimli pozitif enerji veren ve cinsel gücü arttıran koliye hediye edildi.
Boynuna taktığı kolye hakkında esprili bir şekilde yorum yapan Songül Karlı, “Bu kolyeyi taktık inşallah bize bir şey olmaz. Herhalde bu kolyeyi takan düz duvarlara tırmanır. O yüzden bu kolyeyi takarken dikkatli olmak lazım” diyerek çevresinde bulunanları güldürdü..
songül karlı,songül karlı açılışta,songül karlı açıklama yaptı,songül karlı izle,türkücü songul karlı